KaynaklarEnocta Blog

E-Öğrenmede Olmazsa Olmaz 5 Tasarım Prensibi

Hız kesmeden gelişen teknoloji sayesinde, her geçen gün yeni teknolojik oyuncaklarla tanışıyor, dudağımızı uçuklatan gelişmelere hep beraber tanıklık ediyoruz. Çıkan her yeni ürün gerek işlevsellik, gerekse tasarım anlamında beklentilerimizi sürekli olarak artırmamıza yol açıyor. Enocta’nın içerik üretim ekibi de bu gelişmeleri yakından takip ederek e-öğrenme içeriklerinin günümüz kullanımına uygun hangi prensiplerle yaratılması gerektiği konusunda kafa patlatıyor. İçerik üretim süreçlerimizi sürekli geliştirerek yeni teknolojilere uygun içerik formatlarını ve konseptlerini yakalamak ve paralelinde ürünlerimizle ilgili yeni teknolojik tasarım yaklaşımlarını takip ederek kendi sürecimiz ve e-öğrenme içerisindeki yerinde başarılı uygulamalarla içeriklerin katma değerini arttırmak en büyük hedefimiz arasında yer alıyor.

Gerek görsel, gerekse eğitsel anlamda tasarımlarımızı sürekli yeniliyor ve geliştiriyoruz. Yeni bir e-öğrenme içeriğine hayat verirken en büyük yardımcımız tabii ki çoklu ortam (multimedya) materyalleri.

Aynı anda birden fazla duyu organına hitap eden çoklu ortam materyallerinin e-öğrenmede kullanılması, aktif öğrenme, öğrenimi eğlenceli hale getirme, bireysel öğrenme, motivasyon, gibi avantajları da beraberinde getirmekte.

Üretim sürecinde tüm çoklu ortam trendlerini yakından takip edip uygularken, bir yandan da bazı temel tasarım prensiplerine sadık kalmaya devam ediyoruz. Buradaki en büyük yardımcımız da Dr. Richard E. Mayer’in yaptığı çalışmalar sonrasında yayınlamış olduğu makaleler. (Mayer,2009). Mayer’e göre etkili bir çoklu ortam tasarımının bir takım prensipleri var.

Peki nedir bu olmazsa olmaz tasarım prensipleri? Kısaca bir göz atalım.

1- Tutarlılık (Coherence) Prensibi

İçerik konusu ile ilgili olmayan her türlü görselin/işitsel bileşenlerin ve metinlerin içerikten çıkarılması gerekiyor. Bunun yanı sıra kullanılan tüm öğelerin birbirini destekleyici ve anlamlı bir bütünlüğe sahip olması gerekiyor. Bu sayede, konu dışında yer alan tüm dikkat dağıtıcı detaylar ve kullanıcıyı konu dışında taşıyabilecek tüm bileşenler içerikten çıkarılarak, kullanıcının zihinsel olarak ilgili içeriğe odaklanması sağlanıyor.

2- İşaretleme/Vurgulama (Signaling) Prensibi

İçerikteki önemli bilgi ve öğelere dikkat çekilmesi gerekiyor. Özellikle kullanıcıya çok fazla bilgi aktarımı yapılması gereken içeriklerde önemli olarak belirlenen öğelerin görsel olarak vurgulanması gerekmekte. Burada amaçlanan, önemli olarak nitelenen öğelere kullanıcının dikkatini çekmesini sağlayarak, eğitimden en fazla verimi alabilmek.

3- Gereksizlik (Redundancy) Prensibi:

İçeriğin kullanıcıya aktarımı sırasında sadece görsel ve işitsel materyaller kullanmak, uzun metinlerin kullanılmasından daha etkili sonuçlar veriyor. Kullanıcıya aynı anda işitsel materyaller ve bununla ilgili metinlerin aynı anda verilmesi , kullanıcı zihninde gereksiz yüklenmeye neden olarak, içeriğin anlaşılması ve takip edilebilmesini zorlaştırıyor.

4- Uzamsal Yakınlık (Spatial Contiguity) Prensibi

Aktarılmak istenen bilgi, görsel öğelerle desteklenmek istendiğinde, bu görsel ve eşliğindeki metnin mümkün olduğunca birbirine yakın olarak kullanılması gerekiyor. Bu sayede öğrenmede verimlilik artarken, tersine gelişebilecek bir tasarımda öğrenme zorlaşabiliyor.

5- Zamansal Yakınlık (Temproral Contigutity) Prensibi

Özellikle animasyonlar sırasında kullanılan işitsel materyaller ile görselleri aynı anda (zamanda) kullanılmak gerekiyor. Zamansal yakınlık prensibine uyulmadığı durumlarda kullanıcının görsel ve işitsel bilgiler arasında ilişki kurması zorlaşabiliyor.

Yukarıda kısaca aktarmaya çalıştığımız prensiplerden de anlaşılacağı üzere, en verimli öğrenme, kullanıcının zihinsel kaynaklarını verimli kullanarak gerçekleşiyor. Zihinsel kaynaklarımızın belirli bir sınırı olduğu gerçeğini gözardı etmeden, yenilikçi yaklaşımımızla, verimli e-öğrenme tasarımlarımızı hayat geçirmeye devam ediyoruz.

Referans:

Mayer (2009) Multimedia Learning: Second Edition. New York: Cambridge University Press.

E-Öğrenmede Olmazsa Olmaz 5 Tasarım Prensibi
Bir önceki blog yazısına göz atın.
Bir sonraki blog yazısına göz atın.

Benzer Bloglar

Genel
14/12/2021
4 IT Yöneticisinden 3’ü Beceri Açığından Şikayetçi
Genel

CNBC tarafından Ekim 2021'de gerçekleştirilen bir ankette teknoloji sektöründeki yöneticilerin %57'si kalifiye çalışan bulmanın bir numaralı endişeleri olduğunu bildirmiş – bu endişe, tedarik zinciri sorunlarından ve siber güvenlik tehditlerinden daha üst sırada yer alıyor.

Genel
07/12/2021
Eğitim ve Gelişimde Yeni Dönem
Genel

Çağ değişti. “Eskiden…” ile başlayan cümleleri dikkatli dinlediğimizde ne kadar yol aldığımızı görmemek neredeyse imkânsız. Çağ ile birlikte birçok sektör de değişti. Teknoloji, sanayi, otomotiv, telekomünikasyon ve daha nicesi… Tüm bu değişim ve dönüşümler, eğitim sisteminin değişmesine ve gelişmesine öncülük etti. Bir düşünün, 15 yıl öncesine kadar “mobil eğitim” kavramından bahsedebilir miydik? Elbette edemezdik fakat eğitim platformları hakkında konuşabilirdik. Çünkü mazisi çok daha eskiye dayanıyor. İşte tam da bu noktada, Türkiye’deki ilk e-öğrenme girişimi olan Enocta Platformu hayatına devam ediyor. Günümüzde sadece hayatta kalmak önem arz etmiyor, günün koşullarına uyum sağlamak en önemli konuların başında geliyor. Bu sebeple platform her gün gelişiyor ve çağa uygun olarak şekilleniyor. Kuşkusuz bu değişimleri tetikleyen en önemli unsurların başında ise gelişen teknoloji ve internet yer alıyor.

Genel
07/12/2021
Öğrenmeyi Sürekli ve Kalıcı Hale Getirmek İçin Sınırsız İçerikle Koşulsuz Öğrenme Ortamları Yaratmak
Genel

“Off yine mi eğitim atanmış hem de zorunlu mu?” Eğitim ve gelişim ile ilgilenen kişiler olarak kurumlarınızda bu cümleyi çalışma arkadaşlarınızdan ne kadar sıklıkla duyduğunuzu durup bir düşünün. Sonrasında şunu bir soralım; her eğitim atamasında mı yoksa sadece zorunlu eğitimlerde mi duyuyoruz? Cevabınız hepsi mi? O zaman süreçlerinizi gözden geçirmenizin ve birtakım şeyleri değiştirmenizin zamanı sizce de gelmedi mi?