Kurumsal Eğitim Kanalları Nelerdir?

Eğitimin tarihine baktığımızda gördüğümüz evrim, değişen hayata uyum sağlamak için, eğitimin yaşadığı metamorfoz süreci oluyor. 

Kişilerin hayatındaki aksiyona yönelik eğitim ihtiyaçlarından, ileride karşılaşacakları ve hazır olmaları gereken bir beceriyle ilgili eğitim ihtiyacına kadar, eğitim dünyası kişinin hayatına uyum sağlamalı, ve onun yanında yolculuk ederek, hayatına entegre olarak, ona iyi bir öğrenme deneyimi sunmalı, onu bugüne ve geleceğe hazırlamalı.

Peki, günümüz dünyasında nasıl iyi bir öğrenme deneyimi sunabiliriz?

İyi bir öğrenme deneyimi için, uzun bir listeye sığabilecek eğitim aktivitelerinin ve araçlarının birbiriyle entegre olması ve kişiselleştirilmiş şekilde doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde, hayatın akışı içinde sunulması gerekiyor.

Nihayetinde, geleneksel olan ve yüzyıllardır değişmemiş eğitim deneyimini, kurumunuzun ilerlemesi adına değiştirmeli, geliştirmelisiniz. Unutulmamalıdır ki, öğrenme, bir an ya da kısa bir süreç değil, bir dizi öğrenme anından oluşan bir yolculuktur.

Öğrenme anları konseptimizi anlattığımız kısa videoya göz atın.

Ofis Çalışanının Bir Gününü Hayal Edelim

Bir kurumda çalışan bir çalışanı düşünelim. Bu kişi, sabah evden çıktıktan sonra toplu taşıma ya da kişisel aracını kullanarak ofise geliyor, gün içinde çalışıyor, arada kendine zaman ayırarak kendini geliştirmeye vakit ayırıyor, akşam tekrar evine gidiyor, ve akşamını ya dışarıda ya da başka aktiviteler gerçekleştirerek geçiriyor.

Kişinin hayatını göz önünde bulundurduğumuzda, sadece sınıf içi eğitimler ya da e-Öğrenme ile tüm ihtiyaçlarının giderilemeyeceğini görebiliyoruz. Bu noktada daha kapsamlı bir yaklaşım, kişinin ihtiyaçlarını 360° sarabilen bir eğitim yapısı oluşturmak gerekiyor. Neyse ki, bu alanda eğitimde kullanabileceğimiz çok fazla yöntem var.

Görseli büyük şekilde görüntülemek için tıklayınız.

İnsan hayatındaki bu farklı deneyimlerden ve ihtiyaçlardan ötürü öğrenme deneyimi de farklılaşmalı ve ihtiyaca göre belirli formlarda kişilerin erişiminde olmalı. Farklı ihtiyaçlara göre, farklı öğrenme deneyimleri kişilere sunulmalı.

  • Yolculuk: Kişinin kendini geliştirebileceği ve mobil uyumlu video, podcast, okuma materyali gibi içerikler konumlandırılmalı.
  • Çalışma: Kişilere hem ihtiyaç duydukları konularda mikro eğitimler, hem de uzun soluklu gelişim yolculukları sunulmalı.
  • Kişisel Zaman: Kişilere hayatlarındaki önceliklerine göre mobil ve kapsamlı e-Öğrenme içerikleri sunulmalı.

Kurumsal Eğitim Kanalları

Teknolojinin de gelişmesi ile birlikte, kurumsal eğitimde sadece sınıf içi eğitimler değil, bunun yanında birçok eğitim tipi hayatımıza girdi. Bu eğitim tiplerini aktif öğrenme ve pasif öğrenme yöntemleri şeklinde sınıflandırmak mümkün. Pasif öğrenme yöntemlerinde kişiler sadece içeriği tüketirken, aktif öğrenme yöntemlerinde, içerik ile etkileşime geçiyorlar.

Görseli büyük şekilde görüntülemek için tıklayınız.

Etkileşimli içerikler, anketler/sınavlar, hatırlatıcılar, sosyal öğrenme yöntemleri, sınıf içi eğitimler, simülasyonlar ve görevler aktif öğrenmeye hizmet ederken, videolar, seminerler, sanal sınıf, okumalar ve podcastler, pasif öğrenmeye hizmet eden eğitim tipleri.

Bu iki öğrenme yönteminin, kişinin öğrenme sürecinde bir arada konumlandırılması gerekiyor.

Aktif ve Pasif Öğrenme Yöntemleri

Aktif ve pasif öğrenme yöntemleri arasındaki en büyük fark, pasif öğrenme yöntemleri kişinin aktivite gerçekleştirmeden bilgi kazanmasını sağlarken, aktif öğrenmede kişi aktiviteler gerçekleştirerek etkileşimde bulunuyor, bu sayede öğrendiği konuları uyguluyor, ya da uygularken öğreniyor. 

Görseli büyük şekilde görüntülemek için tıklayınız.

İki öğrenme yönteminin de birbirine göre pozitif ve negatif yanları olsa da, iki öğrenme yöntemi, beraber ilerlediği zaman en etkin öğrenme deneyimini sunmuş oluyorlar. Bu noktada kurumlar, kendi ihtiyaçlarına ve çalışanlarının çalışma düzenlerine göre aktif öğrenme ve pasif öğrenme yöntemlerini bir araya getirmeli.