KaynaklarEnocta Blog

Oyunlar Ne Öğretir?

Oyunlar, öğretim tasarımı alanında günümüzün parlayan yıldızları. Etkili, eğlenceli ve davranış değişikliğini hedefleyen e-öğrenme projelerinde, çoğu zaman öğretme stratejisi olarak tercih edilen bir tür. Acaba oyunların, öğretme stratejilerimizin başında gelmesi doğru mu?

Kavramsal Olarak Oyun

Karl Kapp oyunu, oyuncuların tanımlanmış kurallar içerisinde yaratılan soyut bir ortamda, soyut harekete geçirici unsurlar peşinde etkileşime girdikleri ve geri bildirim aldıkları sistemler olarak nitelendiriyor. Richard E. Mayer da bütün oyunların temelde 4 özellik üzerine kurulduğunu söylüyor. Bunlar; kurallar, etkileşimler, harekete geçirici motivasyon unsurları ve ortamlar.

Etkileşimler, geri bildirimler, harekete geçirici motivasyon unsurları gibi öğeler, öğretim tasarımının en güçlü silahları arasında. Oyun kavramını bu açıdan ele aldığımızda, öğretim yöntemlerinde etkin olduğunu bildiğimiz özellikleri içerdiğini söyleyebiliriz. Fakat bu tanım ve özellikler bizim öğrenme süreci sonunda gerçekleştirmeyi umduğumuz hedefleri garantiler nitelikte değil. Öyle ise elimizde hala, oyunların öğretme stratejilerinde başı çekmesine yetecek kadar veri yok demektir.

Kategori Bazında Oyun

Günümüzde oyunu sadece kavramsal olarak ele almak eksik bir yaklaşım olur. Bir de kategorilerine bakmak gerekir. Bugüne kadar tanıdığımız oyun kategorileri; action, action-adventure, adventure, role play, strateji, bulmaca, platform ve kart oyunları. Mutlaka bu kategorilerin yanına birkaç tane daha eklenebilir ya da alt kategoriler oluşturulabilir.

Hepsi kendi içerisinde farklı özelliklere sahip fakat hiçbiri de öğrenme sürecinde oyunu etkin hale getirmek mantığı üzerine kurulu değil. Yani oyun dünyası, etkili öğretme ortamları oluşturmak için yaratılmamış.

Oyunlar Öğretici midir?

Buraya kadar yazdıklarımızdan yola çıkıp “Oyunlar öğretici değildir” gibi bir sonuca varmak doğru olmaz. “Oyunlar öğreticidir” şeklinde bir genelleme yapmak da yanlış olur.

Bugüne kadar birbirinden farklı alanlarda oyunların etkisi üzerine birçok araştırma yapıldı. Tüm bu çalışmalarda oyunların bireylerin davranışlarını etkilediği yönünde güçlü kanıtlar elde edildi. Bu bile oyunların bir şeyler öğrettiğinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. O halde, gelinen noktada sorulması gereken soru oyunların öğretici olup olmadıkları değil, oyunların ne öğrettiğidir.

Oyunları Nasıl Kullanmalıyız?

Oyunlar, şüphesiz ki sıradan eğitim programlarının yanında katılımcılar tarafından en çok tercih edilen eğitim yaklaşımı. Üstelik zengin etkileşim ortamları sayesinde katılımcının ilgisini sürekli olarak üzerlerinde tutuyorlar ve herhangi bir sınıf aktivitesinden daha etkililer.

Oyunu, öğretme stratejilerimizin içerisine dahil etmeliyiz fakat bunu yaparken gerçekleştirmeyi planladığımız eğitim hedeflerimize hizmet edip etmediğinden emin olmalıyız. Yani oyunu, öğrenme hedeflerine göre şekillendirmeliyiz. Bunu yaparken dikkat edilmesi gereken iki önemli nokta var:

  • Tasarlanan oyun, içerisinde barındırdığı her türlü mekanizma ve dinamik ile motivasyon unsurları göz ardı edilmeden eğitim hedeflerine odaklanmış olmalı.
  • Oyuncunun, oyundaki başarısının sebebi oyun mekanizmalarını ne kadar iyi kullandığı değil oyundan edindiği kazanımlar ile oyun içerisindeki dinamikleri nasıl yönettiği olmalıdır. Kısacası; öğrenmiyorsa oyundan başarı elde edememeli ya da bir yere kadar başarılı olabilmeli.

Aksi takdirde sadece bir oyun olur ve öğretici olduğu iddia edilemez.

Sonuç olarak; oyun öğreticidir ya da değildir diyemeyiz ama öğretici oyunlar tasarlayabiliriz. Bunu yaparken de hareket noktamız, öğrenme hedeflerinin gerçekleştirilmesine hizmet edecek oyun özelliklerine doğru karar vermek olmalıdır. Öğretme programına dahil edilen oyun, katılımcıları öğrenme hedefleri doğrultusunda düşünmeye ve farkındalıklarını artırmaya yönelik hazırlanmalıdır.

Oyunlar Ne Öğretir?
Bir önceki blog yazısına göz atın.
Bir sonraki blog yazısına göz atın.

Benzer Bloglar

Genel
14/12/2021
4 IT Yöneticisinden 3’ü Beceri Açığından Şikayetçi
Genel

CNBC tarafından Ekim 2021'de gerçekleştirilen bir ankette teknoloji sektöründeki yöneticilerin %57'si kalifiye çalışan bulmanın bir numaralı endişeleri olduğunu bildirmiş – bu endişe, tedarik zinciri sorunlarından ve siber güvenlik tehditlerinden daha üst sırada yer alıyor.

Genel
07/12/2021
Eğitim ve Gelişimde Yeni Dönem
Genel

Çağ değişti. “Eskiden…” ile başlayan cümleleri dikkatli dinlediğimizde ne kadar yol aldığımızı görmemek neredeyse imkânsız. Çağ ile birlikte birçok sektör de değişti. Teknoloji, sanayi, otomotiv, telekomünikasyon ve daha nicesi… Tüm bu değişim ve dönüşümler, eğitim sisteminin değişmesine ve gelişmesine öncülük etti. Bir düşünün, 15 yıl öncesine kadar “mobil eğitim” kavramından bahsedebilir miydik? Elbette edemezdik fakat eğitim platformları hakkında konuşabilirdik. Çünkü mazisi çok daha eskiye dayanıyor. İşte tam da bu noktada, Türkiye’deki ilk e-öğrenme girişimi olan Enocta Platformu hayatına devam ediyor. Günümüzde sadece hayatta kalmak önem arz etmiyor, günün koşullarına uyum sağlamak en önemli konuların başında geliyor. Bu sebeple platform her gün gelişiyor ve çağa uygun olarak şekilleniyor. Kuşkusuz bu değişimleri tetikleyen en önemli unsurların başında ise gelişen teknoloji ve internet yer alıyor.

Genel
07/12/2021
Öğrenmeyi Sürekli ve Kalıcı Hale Getirmek İçin Sınırsız İçerikle Koşulsuz Öğrenme Ortamları Yaratmak
Genel

“Off yine mi eğitim atanmış hem de zorunlu mu?” Eğitim ve gelişim ile ilgilenen kişiler olarak kurumlarınızda bu cümleyi çalışma arkadaşlarınızdan ne kadar sıklıkla duyduğunuzu durup bir düşünün. Sonrasında şunu bir soralım; her eğitim atamasında mı yoksa sadece zorunlu eğitimlerde mi duyuyoruz? Cevabınız hepsi mi? O zaman süreçlerinizi gözden geçirmenizin ve birtakım şeyleri değiştirmenizin zamanı sizce de gelmedi mi?