Yapay Zekâ ve Eğitimcilere Sunacağı Fırsatlar

Dijitalleşme sürecinde, hepimizin karşısına çıkan “makine öğrenmesi” ve “yapay zekâ” terimleri, günümüz dünyasında algoritmalar yoluyla karar alma mekanizmasında, insan müdahalesini azaltıp daha iyi sonuçlar elde etmemize yardımcı oluyor.

Makine öğrenmesi ve yapay zekâ nedir?

Makine öğrenmesi, bilgisayarların programlanmasına gerek kalmadan, belirli görevleri gerçekleştirmeyi öğrenmesini sağlayan bir bilgisayar bilimi alanıdır. Yapay zekâ ise makine öğrenmesini de kapsayan, bunun yanında makinelerin insan benzeri birçok görevi yapmalarını mümkün kılan daha geniş bir alandır.

Yapay zekâ, elinizdeki verilerden en çok verimi almanıza yardımcı olur. Hangi kararın daha verimli olduğu verilerinizde gizlidir, yapay zekâ kullanarak, yalnızca, ortaya çıkmasını sağlarsınız. Yapay zekanın rolünün her zamankinden önemli hale gelmesi ciddi anlamda bir rekabet avantajı sağlayabilir. Eğer bir rekabet ortamında en iyi verilere siz sahipseniz, herkes en temel teknikleri uyguluyor olsa bile en iyi veriye sahip olan öne geçecektir.

Yapay zekâ ile ilgili birkaç problem nedir?

Yapay zekâ uygulamaları birçok sektörü değiştirmekte ve değiştirmeye devam edecek fakat, limitlerini anlamamız gerekiyor. Bu limitlerden en temeli, yapay zekanın veriler üzerinden öğreniyor olmasıdır. Bilgi ancak bu şekilde entegre edilebilmektedir; bu, verideki herhangi bir tutarsızlığın sonuçları etkileyecek olması anlamına gelir.

Medyada şahit olduğumuz yapay zekâ betimlemeleri oldukça bilim-kurgudur diyebiliriz çünkü kendi kendine öğrenen sistemler otonom veya özerk değildirler. Fakat karmaşık ve büyük verileri öğrenerek görevlerini mükemmelleştiren bilgisayarlara günümüzde oldukça sık rastlıyoruz.

Yapay zekânın günümüz dünyasına yansımaları nelerdir?

Birçok alanda hayatımıza dahil olmuş yapay zekâ teknolojileri, kişiselleştirilmiş deneyimlerle kullanıcılara daha verimli otomasyon olanakları sunuyor. İK’dan sağlık sektörü uygulamalarına kadar, birçok insan temelli uygulamada, yapay zekâ güvenilir bir performans sergiliyor. Fakat bu tarz otomasyonların iş olanakları bağlamında çalışanların aleyhine olduğunu varsaymak, genellikle ilk tepkimiz olsa dahi, oldukça tutarsız olacaktır. Bahsettiğimiz üzere, yapay zekâ teknolojileri, oldukça özelleşmiştir ve bu teknolojilerin çeşitli projelere entegre edilip koordinasyonunu sağlayacak olan, yine, alanında eğitimli insanlar olacaktır.

Yapay zekanın şekillendirdiği sektörlere göz attığımızda, özellikle içinde bulunduğumuz pandemiyi de değerlendirecek olursak, online eğitim ve eğitim teknolojileri sektörlerinin öne çıktığını görüyoruz. İhtiyacın ve talebin sürekli artmakta olduğu bu sektörlerde, yapay zekâ, dinamik ve interaktif öğrenme ortamları yaratma konusunda büyük fayda sağlıyor. Kurumların kalabalık ve etkileşimin az olduğu eğitim seminerlerinden; çalışanların ihtiyacına yönelik, odaklı ve kişiselleştirilmiş eğitim programlarına ulaşmalarını kolaylaştırıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesi ile paralel ilerleme gösterecek olan online eğitim, belki de gelecekte, imkanların kısıtlı olduğu coğrafyalarda veya kriz anlarında eğitimin devam etmesi ve fırsat eşitliği yönünde fayda sağlayacak.

Eğitimciler yapay zekayı neden önemseli?

Yapay zekâ, sürekli öğrenmeyi ve keşfetmeyi ilke edinmiştir. Makine öğrenmesi, var olan uygulamalara algılama/öğrenme yetisi sağlar. Yapay zekayı ve makine öğrenmesini tek başına bir aplikasyon olarak tanımlayamayız; zira ürünleri geliştirme, özellik ekleme aşamalarında varlık gösterirler. İstihbarattan yatırım analizlerine kadar birçok konuda veriler, yapay zekâ yardımıyla işlenerek fayda sağlar hale getirilebilir. Sürekli öğrenme algoritmalarıyla, verilerin programlama aşamasına dahil olarak, çeşitli özellikler kazanması sağlanır. Böylelikle algoritma, satranç oynamayı veya bir sonraki ürün önerisini nasıl yapması gerektiğini kendisine öğretebilir. 

Eğitim alanında gelişim fırsatlarına öncülük etme potansiyeline sahip yapay zekâ teknolojileri, eğitim ortamları ve kaynakları temel olmak üzere, alışık olduğumuz öğrenme süreçlerinde köklü değişiklikleri tetikliyor. İhtiyaca yönelik eğitim programları tasarlama, eğitim yöntemlerini çeşitlendirme ve eğitmen-öğrenen etkileşimini arttırma yönünde yapay zekâ, büyük kolaylık sağlıyor. Eğitmenlerin yapay zekâ teknolojilerini takip etmeleri ve belki de eğitim programlarına entegre etmeleri git gide daha önemli hale geliyor. 

Enocta, kurumlarda görev yapan iç eğitmenler için geliştirdiği Eğitmen Pro: Yeni Nesil Eğitmenin Gelişim Yolculuğu ile değişen dünyada eğitmenlere pratik öneriler sunuyor ve değişikliklere uyum sağlamalarına yardımcı oluyor. Yapay zekâ gibi günümüzü şekillendiren pek çok farklı teknolojiye dikkat çekerek yeni nesil öğrenme süreçlerini kavramalarını sağlayıp, gelişimlerini destekliyor. Eğitmen Pro: Yeni Nesil Eğitmenin Gelişim Yolculuğu ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve demo talep etmek için buraya tıklayın.

Peki siz yapay zekanın sizin için ne yapabiliyor olmasını dilerdiniz?

İletişimde kalın, yenilikleri kaçırmayın!

Enocta ürün ve hizmetleri hakkında yenilikleri kaçırmamak ve blog yazılarımızı takip etmek için hemen kayıt olmanız yeterli.