Tatilden Döndükten Sonraki İlk İş Günü Sendromunu Yenmek

Tatilleri hepimiz çok sevsek ve iple çeksek de, işe dönmeden önceki gün yani tatilin son günü hepimiz için oldukça zorlu geçiyor. Tatilde geçen sürede biriken e-postalar, yavaş yavaş artarak büyüyen işler ve kaçırılan toplantılar, tatilin bitmesinin getirdiği hüzün ile birleştiği zaman, çalışmaya geri dönmek psikolojik olarak altından kalkması oldukça zor bir iş haline geliyor.

Bu panik hali, genellikle çalışmaya başladıktan sonraki iki hafta içinde tamamen ortadan kayboluyor – ancak o iki hafta ve tabi ki tatilden döndükten sonraki ilk iş günü herkes için oldukça zor geçiyor. Bu zorluğu ortadan kaldırıp, bu sendromu daha kolay atlatabilmeniz adına sizinle bazı önerilerimizi paylaşmak istiyoruz. Her ne kadar günlük iş yoğunluğunuz ve çalışma şeklinize göre bazı önerilerimiz değişebilse de, genel olarak uygulanabilir olanları aşağıda bulabilirsiniz.

Ofis dışı mesajınızı hemen kapatmayın.

Ofiste olsanız bile, ofis dışı olduğunuz mesajınızı güncelleyerek bir ya da iki gün ekstra açık tutmak, müşterilerinizin ve başka konumlardaki ofislerdeki çalışma arkadaşlarınızın sizden hızlı bir dönüş beklememesini, bu sayede sizin biriken işleri daha kolay eritmenize yardımcı olur. Bu sayede dış mesajlarla daha az dikkatiniz dağılır, ve işlerinizi daha kolay eritebilirsiniz.

Dikkat dağınıklığını minimize edin.

Gün içinde telefonlarımızı 50’den fazla, e-postamızı ise 15’den fazla kere kontrol ediyor, yeni mesajlarımıza bakıyoruz. Bununla beraber iş hayatımıza giren anlık mesajlaşma ile, farkına bile varmadan günde 100’lerce kez mesajlaşıyoruz. Tatil dönemi sonrasındaki o büyük yoğunluğu hızlı şekilde bitirerek yapmak istediğimiz işlere daha erken kavuşabiliriz. Bu süreçte iş için kullandığımız anlık mesajlaşma uygulamalarını rahatsız etmeyin moduna almak etkili olabilir.

İş yükünü abartarak kendinizi zorlamayın.

Evet, yapacak çok iş var. Birikmiş e-postalar, gönderilecek raporlar, cevap verilecek mesajlar, yapılacak işler; işin kötü yanı, bunlar hızlı bir şekilde bitmeyecekler. Bu yüzden, ekstra saatler çalışarak daha ilk haftadan kendinizi büyük bir tempo içine sokarak strese girmeyin. İşlerinizi önceliklendirin ve planlayarak hareket edin; dizginleri elinizde tutmaya çalışın.

Toplantılarınızı az ve öz tutmaya çalışın.

Etkili yönetildiği zaman, büyük gruplar için toplantılar oldukça faydalı bir bilgi paylaşım ve tartışma yöntemi. Kararlar için gerekli arkaplan kolayca toplanabiliyor, büyük gruplara bir konu hızlıca aktarılabiliyor – zaten ana olarak toplantılar bu nedenlerle yapılıyor. Ancak bildiğiniz gibi, toplantılar da bazen yoldan çıkabiliyor. Tatil sonrası, toplantılarınızı en optimize şekilde gerçekleştirerek işinize daha çok vakit ayırabilir, zamanınızı daha iyi şekilde kullanabilirsiniz.

Çalışmaya anında değil, yavaş yavaş başlayın.

Evet tatil bitti, ama işe doğrudan atlamanıza gerek yok. Öncelikle e-postalarınız ve arkadaşlarınızla yapılacakları konuştuktan sonra bir yapılacaklar listesi yaparak, işleri derleyip toparlayabilir ve altından daha rahat kalkılabilir bir hale sokabilirsiniz.

Önceden ufak bir hazırlık yapın.

Çalışmak için işe geldiğiniz anı beklemeyin. Gün içinde kendinize daha rahat vakit yaratabilmek ve üzerinizdeki stresi azaltmak adına işe başlamadan bir gün önce e-postalarınıza telefondan göz atın, gereksiz olanları arşivleyin ve önemli olanları yıldızlayın. Bu sayede hem gelen kutunuzu bir nebze rahatlatabilir, hem de yapılacak işleri kafanızda kurgulamaya başlayabilirsiniz.

Kendinize alan yaratın.

Basit şeyler ile aklınızı rahatlatıp, çalışma sürecinizi daha keyifli hale getirebilirsiniz. Yapmak istediğiniz işlere göre Spotify ya da müzik dinlediğiniz kanallardan farklı dinleme listeleri açabilir, bu sayede çalışırken bir yandan ritim ve müzik ile mutlu olabilirsiniz. 

Tatilden dönüşün zor olması, çok da kötü bir şey değil.

Dinlenmek için tatile çıkmak ve kendimize zaman ayırmak çok önemli. Bu yüzden yapabildikçe tatil yapmalı, kendimize vakit ayırmaya çalışmalıyız.

Tatilden dönüşün zor olması her ne kadar bizde iş ile ilgili kötü hisler uyandırsa da, aslında tatilde kendimizi ne kadar iyi şekilde işten kopartıp dinlenmeye odakladığımızı gösteriyor olabilir. Bu yüzden tatil dönüşünde yaşadığımız deneyimi tamamen kötü düşünmeden, alt sebeplerini ve gerçekten neler olduğunu sorgulamalıyız.