Kaynaklar

Enocta Blog

Canlı Özel Dersler Yabancı Dil
Eğitimine Değer Katıyor!

Yapılan araştırmaya göre, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle yapılan canlı görüşmeler (Live Tutoring),
e-learning modülleri ile birleştiğinde, öğrenenlerin İngilizce...

Ece
Boydak
Genel
14/12/2021
4 IT Yöneticisinden 3’ü Beceri Açığından Şikayetçi
Genel

CNBC tarafından Ekim 2021'de gerçekleştirilen bir ankette teknoloji sektöründeki yöneticilerin %57'si kalifiye çalışan bulmanın bir numaralı endişeleri olduğunu bildirmiş – bu endişe, tedarik zinciri sorunlarından ve siber güvenlik tehditlerinden daha üst sırada yer alıyor.

İş ortağımız Skillsoft’un Global Knowledge ile yaptığı araştırma ise IT profesyonellerinin beceri açıkları konusundaki endişelerin gerçek olduğunu ve şirketlerin bu endişeleri gidermek için mücadele ettiğini doğrulamaktadır. Son 16 yıldır Global Knowledge, IT becerileri ve maaşları hakkında kapsamlı çalışmalar yürütmektedir. Trendleri bu kadar uzun süre derinlemesine incelemek, IT becerilerine ve teknoloji sektörünün geleceğine dair benzersiz bir bakış açısı sağlamaktadır. Bu yılki araştırma ise bazı rahatsız edici gerçekleri ortaya çıkarmıştır.

  • Beceri açığı 2016'dan beri %145 arttı

Küresel ölçekte dört IT karar vericisinden üçü, IT çalışanlarının becerilerindeki açığı bildirmektedir. Bu, 2016'dan buyana %145'lik bir artış anlamına gelmektedir. Stres, proje süresindeki veişletme maliyetlerindeki artışlar ile kalite ve iş hedeflerine ulaşmabecerisindeki düşüş, IT becerilerindeki açıkların talihsiz sonuçlarındandır.  International Data Corporation (IDC), 2022yılına kadar IT becerilerindeki açıkların 775 milyar dolarlık kayıplara yolaçacağını bildirmiştir. Şirketlerin bir an evvel bu gerçekle yüzleşmesi vebeceri açığı sorununu ele alması gerekmektedir.

  • IT karar vericilerinin %37'si, şirketlerinin becerileri güncel tutmak için resmi eğitim sunmadığını bildiriyor

Çalışanlar, şirketlerinin hedeflerineulaşmasına yardımcı olmak için gayri resmi olarak yeni beceriler öğrenmekzorunda kalmaktadır.

  • IT çalışanlarının %40'ı iş yükünün altında ezildiğini hissediyor

İyi haber, pandemi döneminde IT profesyonellerinin%80'i iş güvencesi konusunda son derece veya kısmen iyi hissettiklerini bildirmektedir.Kötü haber ise, IT çalışanlarının yaklaşık %40'ı iş yükünün altında ezildiğinihissetmektedir.

  • IT karar vericilerinin %50'den fazlası, dolduramadıkları en az bir pozisyona sahip

IT karar vericilerinin %54’ü bir veya ikipozisyonu dolduramadıklarını, %38'i ise üç veya dört doldurulmamış pozisyonlarıolduğunu bildirmiştir. Bu, mevcut çalışanlar için aşırı iş yükü, yerinegetirilmeyen görevler veya her ikisi ile sonuçlanmaktadır. Bunun ana nedenleriise, şirketler gerekli becerilere sahip adayları kendilerine çekememektedirveya maaş taleplerini karşılayamamaktadır – ya da yeterli sayıda nitelikli adayyoktur.

  • Yeteneği çekmek ve elde tutmak için daha yüksek maaşlar gerekmektedir

IT profesyonellerinden doğru becerilere vedeneyime sahip olanlar, her zamankinden daha kıymetli. Ortalama maaşlarneredeyse dünyanın her bölgesinde yükselmiştir. IT profesyonellerinin %52’sigeçen yıl zam aldıklarını bildirmiştir. Önde gelen faktör ise iş performansıolmuştur. Bu durum, şirketlerin, bulut, güvenlik ve veri gibi kritik alanlarda,yetenekleri çekmek ve elde tutmak için daha yüksek maaşlar ödemek zorundaolduğunun işaretini vermektedir.

Bunalmış mı hissetiniz? İş ortağımızın araştırması yukarıda bahsedilensorunları gidermek için ispatlanmış çözümleri de ortaya koymaktadır. Haydişimdi çözümlere odaklanalım ?

  • Çalışanları eğitmek, yetenekleri elde tutmanın anahtarı

Çalışan gelişimine yatırım yapmak, beceri açıklarınıkapatmaya ve en yetenekli çalışanların elde tutulmasına yardımcı olur. Meslekisertifikasyonlar, beceri boşluklarını kapatmanın en iyi yolu olaraklistelenmiştir. Aslında, on yöneticiden dokuzu beceri açığını kapatmak için birplana sahip olduğunu ve yarısından fazlası çözümün mevcut çalışanları eğitmekolduğunu dile getirmektedir. Kişisel ve mesleki gelişim için öğrenmeye vegelişmeye can atan IT profesyonelleri, eğitimleri mevcut işverenlerindenalamıyorlarsa, yollarına başka şirketlerle devam etmekedir. Araştırmanın son üçyılında, IT profesyonellerinin yarısından fazlası, işverenlerini değiştirmeninana nedeninin öğrenme ve gelişim alanındaki eksiklikler olduğunu, ücretin ise ikincisırada olduğunu bildirmiştir. IT karar vericileri, çok geç olmadan ekiplerininprofesyonel gelişimine yatırım yapmayı değerlendirmelidir.

  • Geçen yıla göre sertifikasyonlarda %5 artış

Ankete katılan IT profesyonellerinin %92’si,en az bir sertifikasyona sahip olduğunu bildirmiştir. Bu, geçen yıla göre %5’likbir atışı ifade etmektedir. Maaş artışları, yeni iş teklifleri ve işkalitesindeki genel iyileştirmelerin tümü, IT dünyasındaki sertifikasyonlarınbir sonucu olan faydalar olarak gösterilmektedir.

  • Sertifikasyon sahibi çalışanlar daha değerli ve şirketlerine daha bağlı hissediyor

Sertifikasyon, bir çalışanın, belirli biralandaki bilgisini ve becerilerini doğrulaması için önemli bir araçtır. Anketekatılanların yaklaşık yarısı, sertifikasyon sonrası işlerinde iyileşme olduğunubelirtmiştir. Neredeyse bir o kadarı, işine daha fazla bağlı olduğunu ve/veyaişlerini daha hızlı yaptığını bildirmiştir. IT karar vericilerinin %64’ü,sertifikasyon sahibi çalışanların, sertifikasyon sahibi olmayan çalışanlarakıyasla, şirkete yıllık 10.000 USD veya daha fazla ek değer sağladığını bildirmişlerdir.IT çalışanlarının %10'u, yöneticilerinin eğitimleri faydalı bulmadığını veyaonaylamadığını bildirse de, sertifikasyon eğitimine harcanan zaman ve para şirketlerinkarlılığı üzerinde olumlu bir etkiye sahip.

Raporda hepimizi etkileyen bazı büyük çıkarımları bu yazıda bildirdik, raporu okuyarak sizi ek ayrıntılara girmeye davet ediyoruz. Bu bilgilerin tüm IT profesyonellerine ilham ve eylem için bir yol haritası sağlayacağını umuyoruz.

Raporda öne çıkan istatistiklerin infografiğini buradan indirebilirsiniz;

skl_infographics_skills_salary_report_key_stats_v5-1İndir

Enocta olarak iş ortağımız Skillsoft ile birlikte IT ekiplerinin profesyonel gelişimlerine katkı sağlıyoruz. Aşağıdaki blog yazılarımız ilginizi çekebilir;

Uygulamalı Eğitimlerle Yazılımcılar Yeni Becerilerin Kodlarını Kırıyor - Enocta Blog

Yeni PMP Sınavındaki 4 Değişiklik - Enocta Blog  

Uğur
Aydın
Genel
1638887320
Eğitim ve Gelişimde Yeni Dönem
Genel

Çağ değişti. “Eskiden…” ile başlayan cümleleri dikkatli dinlediğimizde ne kadar yol aldığımızı görmemek neredeyse imkânsız. Çağ ile birlikte birçok sektör de değişti. Teknoloji, sanayi, otomotiv, telekomünikasyon ve daha nicesi… Tüm bu değişim ve dönüşümler, eğitim sisteminin değişmesine ve gelişmesine öncülük etti. Bir düşünün, 15 yıl öncesine kadar “mobil eğitim” kavramından bahsedebilir miydik? Elbette edemezdik fakat eğitim platformları hakkında konuşabilirdik. Çünkü mazisi çok daha eskiye dayanıyor. İşte tam da bu noktada, Türkiye’deki ilk e-öğrenme girişimi olan Enocta Platformu hayatına devam ediyor. Günümüzde sadece hayatta kalmak önem arz etmiyor, günün koşullarına uyum sağlamak en önemli konuların başında geliyor. Bu sebeple platform her gün gelişiyor ve çağa uygun olarak şekilleniyor. Kuşkusuz bu değişimleri tetikleyen en önemli unsurların başında ise gelişen teknoloji ve internet yer alıyor.

Bilgiye ulaşmak artık kolay fakat doğruluğundannasıl emin olacağız?

Bilginin sürekli değiştiği ve üstel olarak arttığı bu ortamda, öğrenenlerin doğru ve güvenilir bilgiye hızlı bir şekilde ulaşması son derece önemlidir. Burada hızdan daha önemli bir konu varsa o da doğru ve güvenilir bilgidir. Ne yazık ki, büyüyen bu bilgi yığını beraberinde yanlış bilgiyi de içerisinde barındırıyor. Bu sebeple öğrenenler, öncelikle doğru bilgiyi ve kaynağı bulmaya odaklanmış durumdadır. Kütüphaneye gidip saatler harcayarak doğru bilgiye ulaşmak elbette mümkün… Fakat bu çağa uygun bir davranış mı? Bunun cevabını size bırakıyorum. Gelişen teknoloji ve internet sayesinde hem hıza hem de doğru bilgiye ulaşmak artık mümkün. Çünkü artık hayatımızda e-öğrenme kavramı mevcut ve oldukça güçlü bir kavram olduğunu günden güne daha iyi anlıyoruz. Özellikle pandemi dönemi, e-öğrenme faaliyetlerinin önemini sadece tüm dünyaya göstermekle kalmadı, aynı zamanda da kabul ettirdi.

Yeni dönemin tetikleyicileri,davranış değişikliğine neden olan devasa öncüler

E-öğrenme faaliyetleri uzun zamandır aynı hatlar üzerinde ilerliyor. Kurumlardaki eğitim faaliyetlerine yürüten birimler, kurum vizyonu ve misyonu çerçevesinde başlıkları belirleyip, bu kapsamda eğitim faaliyetlerini düzenlerler. Kesinlikle çok doğru bir yol fakat yeterli değil.

Peki, neden yeterli değil?

Yeterli değil çünkü video platformlar ve mooclar öğrenme davranışlarımızı değiştirdi. Çünkü öğrenenler artık sadece kurum ihtiyaçları doğrultusunda öğrenme ihtiyacı duymuyorlar. Kurum ihtiyacının yanı sıra, bir ebeveyn için bebek bakımı; ehliyet almak isteyen bir kişi için güvenli sürüş teknikleri; enstrüman çalmak isteyen bir birey için temel müzik eğitimi.. Bu listeyi sayfalarca uzatabiliriz. Aslında bu durum size tanıdık geliyordur. Sistemi açıyorsunuz ve ihtiyacınıza göre bir içeriği seçip izliyorsunuz. Herhangi bir sınır yok ve tüketebileceğiniz çok fazla içerik var. Bu sistemin içerisinde tamamen özgürsünüz. Evet “o” dijital içerik izleme platformundan bahsediyorum. Bu platform tüm dünyada o kadar büyük bir etki yarattı ki insanlarda davranış değişikliklerine neden oldu. Çok büyük bir kaynağa anında erişebilen ve bu özgürlüğü tadını alan insanlar, bu durumu hayatının her alanında talep etmeye başladı. Bu yüzden eğitim faaliyeti yürüten departmanların sınırları ortadan kaldırması kaçınılmaz hale geldi.

Son dönemde gözlemlediğimiz durum ise bu sınırları ortadan kaldırmak için yoğun bir çaba sarf edildiği yönünde çünkü insan faktörü şirketlerin önemli bir gücü olarak kabul ediliyor. Şirketlerin piyasadaki değerleri ne olursa olsun, gerçek değerleri ve şirketleri başarıya götüren yegâne unsur ellerindeki insan gücü ve yetenek açığını kapatarak bu gücü kullanabilme başarılarıdır. Bu sebeple şirketler ellerindeki insan gücünün entelektüel sermayesini yükseltmesi gerekir. Bunun için ise sınırları ortadan kaldıran sistemlere ihtiyaç duyulmaktadır. İşte tam bu noktada eğitim platformları hayatımıza dahil oluyorlar. Eğitim platformları ise dijital platformların getirdiği davranış değişikliği ile köklü bir değişim sürecine girdiler. Bu noktada eğitim platformumuzun da köklü bir değişim geçirdiğini söylemek gerekiyor. Platformumuzun altyapısıyla oluşturulan “Katalog Abonelik Modeli” öğrenenlerin değişen tüm bu ihtiyaçları göz önünde bulundurularak oluşturulmuştur. Şirketlerde çalışan her bir birey Katalog Abonelik Modeli sayesinde eğitim platformunda yer alan tüm eğitimlere sınırsız ve bireyselleşmiş şekilde ulaşabilmektedir. Üstelik bu içeriklerin tamamı, konularında uzman olan kişiler ve firmalar ile ortak çalışarak üretilmiştir. Bu model ile şirketler, tüm çalışanlarına aynı oranda eğitimde fırsat eşitliği sunmaktadır. Bu sayede çalışan bağlılığını arttırmakla beraber daha mutlu ve hedefine odaklanmış kişiler olmasına önemli katkı sağlamaktadır.

Çağ değişiyor ve değişmeye devam edecek. Öğrenme stilleri ve metotlar değişecek. Değişmeyecek olan ise insanlığın öğrenmeye ve gelişme duyduğu açlık olacak.

Ayşe
Kamit
Genel
1638886464
Öğrenmeyi Sürekli ve Kalıcı Hale Getirmek İçin Sınırsız İçerikle Koşulsuz Öğrenme Ortamları Yaratmak
Genel

“Off yine mi eğitim atanmış hem de zorunlu mu?”

Eğitim ve gelişim ile ilgilenen kişiler olarak kurumlarınızda bu cümleyi çalışma arkadaşlarınızdan ne kadar sıklıkla duyduğunuzu durup bir düşünün. Sonrasında şunu bir soralım; her eğitim atamasında mı yoksa sadece zorunlu eğitimlerde mi duyuyoruz? Cevabınız hepsi mi? O zaman süreçlerinizi gözden geçirmenizin ve birtakım şeyleri değiştirmenizin zamanı sizce de gelmedi mi?

Şirketlerde eğitim ve gelişim alanında çalışanlara birçok imkân sağlanıyor. Bu imkanlara; online eğitimlerden webinarlara, şirket içerisinde üretilenden dışarıda ürettirilen içeriklere, kişisel gelişim eğitimlerinden mesleki gelişim eğitimlerine ve hatta pandemiyle birlikte süreç ne kadar farklılaşmış olsa da hala bir takım sınıf içi eğitimlere kadar örnekler verilebilir. Günün sonunda bu ve benzeri imkanlara dair bakılan noktalar olan katılım, başlama, tamamlama oranlarımız hep bir endişe kaynağı değil mi? Tekrardan belirtmek gerekirse bir şeyleri değiştirme zamanınız sizce de gelmedi mi?

Kullanıcılarınızİçin Dijital Kütüphaneler Oluşturmak

Bilindiği üzere yetişkinler ihtiyaç duyduğu zaman, dilediği yöntemle ve kendi hızında öğrenmeyi tercih ediyorlar. Tam da bu noktada, eğitim ve gelişim elçileriolarak şapkanızı önünüze koyup neleri doğru yapmanız gerektiğine, yöntemlerinizi geliştirip belki de değiştirmeniz gerektiğine bir bakmalısınız. Devir artık özgür ve sınırsızca öğrenmenin devri; istediğin yerde, istediğin zaman, isteğin şekilde.

Şirketlerde öğrenme ve gelişim faaliyetlerini yürütmek için öğrenme yönetim sistemleri veya öğrenme deneyim platformları kullanılıyor. Bu da aslında değişimi başlatabilmek için sahip olunması gereken en büyük kaynaklardan biridir diyebiliriz. İlk aşamada çalışma arkadaşlarınıza sunduğunuz bu platformları özgür ve sınırsızca öğrenmeyi sağlayacak şekilde yapılandırmak için gözden geçirmelisiniz. Bu sebeple öğrenme yönetim sisteminden öte onlara dijital kütüphaneler sunmalısınız. Dijital kütüphane olarak adlandırmamızın en büyük nedenlerinden biri de bu ortamların sadece zorunlu eğitimlerin alındığı “yine mi eğitim atandı” söylemlerinden uzak bir algı yaratması da diyebiliriz. Elimizde bulunan bu platformları içerik bakımından zenginleştirmeli, sınırsız içerikle koşulsuz öğrenme ortamları oluşturmalısınız. Bunun için Türkiye’de en önemli kaynaklardan biri olan Enocta Katalog ile ilgili detaylı bilgi almak ve bu geniş kataloğa sizler de sahip olmak isteyebilirsiniz. Enocta Katalog’u buradan inceleyebilirsiniz.

İletişimPlanlarıyla Katılımcıların Nabzını Tutmak

Çalışma arkadaşlarınıza geniş bir öğrenme kataloğu sunmakla işlerin bitmeyeceğini de belirtmek isterim. Tüm bu içeriklerin farkındalığını yaratmak, çalışma arkadaşlarınızın en verimli şekilde bu içerikleri kullanmalarını sağlamak için tüm öğrenme süreçlerini planlamalı, iletişimini ve şirket içerisinde reklamını yapmalısınız. Bunun için de ilk adım olarak uçtan uca yıllık/periyodik iletişim planları çalışmalısınız.

İletişim planlarını nasıl yapacağınız konusunda soru işaretleriniz varsa; Enocta olarak katalog yapılandırma sürecinde çalıştığımız tüm kurumlara destek oluyoruz. Değerli müşterilerimizi dinleyerek, Çözüm Danışmanımızla birlikte şirketlerine en uygun konumlandırma çalışmalarını yapıyoruz.

İletişimPlanlarına Küçük Dokunuşlar Yapmak

Oluşturulan iletişim planlarının ilgi çekici olması için metinsel bir formattan çıkarıp aynı zamanda görsel çalışmalarla desteklemelisiniz. Bir mailing çalışması yürütebileceğiniz gibi eş zamanlı olarak, kullandığınız platformlar içerisinden yapacağınız duyurular ve ana sayfa görselleriyle kullanıcılarınıza bilgilendirmeler yapabilirsiniz. Tüm bunlara ek olarak kullanılan platformların mobil uygulamaları üzerinden eğer varsa anlık olarak mobil bildirimler de göndererek kullanıcılarınıza ulaşabilirsiniz. Böylelikle çalışma arkadaşlarınızı tüm gelişmelerden haberdar edebilir, onların eğitim ve gelişim faaliyetleri için yaptığınız değerli çalışmaları kendilerine duyurabilirsiniz.

YeniFonksiyonlarını Ön Plana Çıkarmak

Enocta Platform ile birlikte Enocta Katalog modeli kullanıyorsanız sizlere güzel bir haberimiz var! ? Bu kadar zengin içeriği etkili bir şekilde kullanmak için kullanıcılara “Bugün ne öğrenmek istersin?” diye sorabiliyorsunuz. Böylelikle Ara & Öğren yöntemiyle öğrenmek istedikleri içeriklere platform içerisinden hızlıca erişebilir ve çeşitli filtreleme ve sıralama yaparak diledikleri dozda öğrenme sağlayabilirler. Aynı zamanda ana sayfa üzerinden yarım bıraktıkları eğitimlere de rahatlıkla ulaşabildiklerini belirtmek isterim.

KullanıcılarınızıÖzel Hissettirmek İçin Yapay Zeka ve Makine Öğrenmesinden Yararlanmak

Son çarpıcı nokta olarak da; Enocta Platform’un yapay zeka ve makine öğrenmesi destekli altyapısıyla, kullanıcıların ana sayfalarında Sana Özel Öneriler alanından çeşitli algoritmalar sayesinde henüz keşfetmedikleri eğitimlere ulaşmaları artık çok daha kolay.

Öğrenmeyi sürekli ve kalıcı hale getirmek, sınırsız içerikle koşulsuz öğrenme ortamları yaratmak ve çok daha fazlası için bize info@enocta.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Ayşe Kamit

Müşteri BaşarıYöneticisi

Serdal
Bezaroğlu
Genel
1638343051
Daha İyi Bir Dijital Öğrenme Deneyimi İçin 5 Öneri
Genel

Teknolojinin zaman içindeki gelişiminden etkilenmeyen biralan düşünülemez zannediyorum. Bu gelişmeler bugünkü yaşam şeklimizin herunsurunu şekillendirdi, en temelde “barınma” ihtiyacımızı düşünün mesela,geçmişte ilkel koşullar ile şekillenen yapılar bugün, içerisinde birbiri ileiletişim kurabilen, uzaktan yönetilebilen evler halini aldı.Fonksiyonalitesinin yanı sıra tasarımı ile görsel zevkimize hitap ederken,bulunduğu ortama da uyum sağlar oldu. Gıda, giyim gibi “ihtiyaçlarımızın tedarikini”düşünelim bir de… Pazar alanları ya da küçük dükkanlara giderek yaptığımız alışverişlerbugün yerimizden hiç kalkmadan mobil cihazlarımızdan ürünü görebildiğimiz,dilediğimiz şekilde özelliklerini seçebildiğimiz ve kapımıza kadar teslimedilir hale geldi. Bugünümüz bu gelişmelerden böyle etkilenmişken, gelecek planlarımızdabu etkileri göz ardı etmemiz olası değil.

“Öğrenme” kavramı da kuşkusuz bu değişimler ile şekillendi. Öğrenmedeyince ilk olarak akla öğretmen, sınıf, kitap, defter, kalem gibi kavramlargeliyor olmalı. Bugün bu kavram listesinin oldukça zenginleştiğini görüyoruz. Bilgiartık sadece kâğıt üzerinde değil dijital ortamlarda da barındırılıyor,paylaşımı fiziki sınıfların yanı sıra dijital platformlar ile hayatımıza girensanal sınıflarda da yapılabiliyor.

Kurumların çalışanlarına sunduğu öğrenme olanakları da bugelişmeler ile şekillendi. Bu alanda yapılan araştırmalar ile“kişiselleştirilmiş öğrenmenin” öne çıktığını görüyoruz. Çalışanlar, kendilerineatanan zorunlu birkaç eğitim yerine, kendileri ile oluşturulan bir “gelişimplanına” istinaden yine kendilerinin özgürce seçeceği “sınırsız içerik” ileihtiyaç duydukları zamanda “işe yarayan öğrenme” koşullarının kendilerinesunulmasını bekliyor. Konu “motivasyon unsurları” bakış açısı ile elealındığında önemlilik sırasında birinci olarak yer alan “yapılan işin kendisinden”hemen sonra ikinci sırada “öğrenme olanaklarını” görüyoruz. Çalışanlarınnezdinde öğrenme bu kadar önemliyken kurumların “uçtan uca dijital öğrenmeçözümlerini“ süreçlerine dahil etmesi kaçınılmaz. Dünya Ekonomik Forumu’nunpaylaştığı 2025’te öne çıkacak temel yetkinlikler listesinde “Aktif öğrenme veöğrenme stratejileri geliştirme” yetkinliği, listenin en üst sıralarında yeralıyor. Yukarıda sayılan nedenlere ek olarak bu gerekliliğinde kurumlarcadikkate alınması beklenir.

Faaliyet gösterdiği alanda gelecekte de söz hakkı olmasını isteyen kurumların, küresel trend ve beklentilere bakılarak dijital öğrenme alanında;

  1. Çalışanların da sürece dahil edilerek kişiselleştirilmişgelişim planı oluşturması,
  2. Bu gelişim planı çerçevesinde, özgürce seçimyapılabilecek sınırsız eğitim içeriğinin kullanıcı dostu bir öğrenme deneyimiplatformunda sunulması,
  3. Öğrenme deneyimi platformunda sunulan asenkronbilgilerin sınıf, sanal sınıf ya da webinar oturumlarında konu uzmanı ileetkileşim olabilecek şekilde desteklenmesi,
  4. Çalışanların kurum içerisinde biriken uzmanlıkve deneyimlerini kendi aralarında paylaşabileceği dijital sosyal grupların oluşturulması,
  5. Pekiştirme araçları ile öğrenilen bilgilerinkalıcılığının sağlanması,

Olanaklarını sunması ve sürekli iyileştirme kapsamında busüreçleri gözden geçirmesi beklenir.

Türkiye’de öğrenme teknolojileri alanının ilk ve öncüsü olanEnocta, dijital öğrenme süreçlerinizi bugün “en iyi” yarın “daha iyi” birnoktada konumlandırmak için tüm bu olanakları sağlayan değer önerisi ile herzaman yanınızda.

Enocta’nın siz değerli müşterilerimiz için oluşturduğu yılsonu fırsatını incelemek için lütfen tıklayınız.

SerdalBezaroğlu

Satış ve İşGeliştirme Yöneticisi - Enocta

Ece
Boydak
1619022866
Canlı Özel Dersler Yabancı Dil Eğitimine Değer Katıyor!

Yapılan araştırmaya göre, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle yapılan canlı görüşmeler (Live Tutoring), elearning modülleri ile birleştiğinde, öğrenenlerin İngilizce seviyesi artıyor.

İş ortağımız Rosetta Stone, University of Maryland ile birlikte kullanıcılarına sunduğu “Live Tutoring” hizmetinin etkisini araştırdı. Dünya çapında, 309 şirketten, 1.760 kişinin katılımıyla veriler toplandı. Sonuçlar, Live Tutoring'in öğrenme deneyimine ölçülebilir değer kattığını ortaya koydu.

İlk olarak, kişilerin dil yeterliliği test edildi. Kişilerin kelime bilgisi, dil bilgisi, okuma ve dinleme gibi becerileri ölçüldü. Yaklaşık 150 gün sonra kişiler tekrar test edildi. Bu testin sonucunda,  iki testin arasında “Live Tutoring” yapanlar kişiler, yapmayanlara göre %16.4 daha iyi sonuç elde ettiler. Ek olarak, daha fazla “Live Tutoring” yseansına katılanların, sonuçlarının daha da iyi olduğu gözlendi.  Kaynak için tıklayınız.

Dil eğitiminde biriyle konuşmak neden önemli?

Karşılıklı konuşma ve etkileşim, öğrenenleri tereddütten özgüvene doğru ilerletir. Başarılı bir şekilde iletişim kurmak için, dil öğrenenler konuşma pratiği yapmaya ihtiyaç duyarlar. Konuşmayı geliştirmenin en iyi yolu ise, ana dili İngilizce olan kişilerle konuşmak ve onlardan öğrenmektir.

Araştırmalar, bir dili öğrenirken, o dilde konuşan ve etkileşime geçen kişilerin

  • Kelimeleri daha hızlı öğrenip ve kullandığını
  • Yeni ifadeleri daha erken fark ettiğini
  • Telaffuzlarını daha hızlı geliştirdiklerini
  • Daha güvenli sohbet ettiklerini

ortaya koymaktadır.

https://www.youtube.com/watch?v=xSnIZjFROR8

Rosetta Stone ile Almanca öğrenen bir kişinin Live Tutoring deneyimini izleyebilirsiniz.

Çalışanlarınız, işte kullanacakları konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmek için anadili İngilizce olan kişilerle iş konuşmaları yapabilir.

Live Tutoring ile çalışanlarınız şunları yapabilir:

  • Dil seviyelerine ve ihtiyaçlarına uygun oturumları planlayabilirler
  • Kendilerine uyan zamandaki oturumlara kaydolabilirler

Rosetta Stone ile yabancı dil eğitiminde çalışanlarınız yalnız değil!

İki adet Live Tutoring formatı mevcuttur;

  • Kişiselleştirilmiş bire bir oturumlar (gold lisans) : 25 dakika
  • Max. 4 kişilik grup oturumları (silver lisans): 45 dakika

Live Tutoring oturumuna katılan, anadili İngilizce olan Rosetta Stone eğitmenlerinin hepsi;

  • Üniversite mezunudur.
  • İki yıl kendi alanında çalışmıştır.
  • 80 saatlik eğitim almıştır.
  • Üç ayda bir performans değerlendirmesine tabidir.

Rosetta Stone eğitmenleri her yıl 140 binden fazla oturumla öğrencilere destek oluyor. Çalışanlarınız, dünyanın herhangi bir yerinden sanal olarak, sınırsız sayıda oturuma 7/24 erişebilirler.

Çalışanlarınıza bu fırsatı sunmak için bize info@enocta.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Hatice
Solmaz
1616503810
Veri Analizleri ve Öğrenme Analitiği ile Kişiselleştirilmiş Deneyim

Dijital bir öğrenme ortamında etkileşim içerisinde bulunduğumuz her durumda bir ayak izi bırakırız. Platforma giriş, çıkış zamanlarımız, eğitim izleme, tamamlama durumlarımız, hangi başlıklara daha çok ilgi gösterdiğimiz, sosyal etkileşim oranlarımız gibi çok sayıda veri oluştururuz. Öğrenenler, öğrenme deneyimleri, eğitim programları ile ilgili toplanan bu verilerin, öğrenmeyi ve öğrenmenin kuruma etkisini anlamak ve optimize etmek amacıyla ölçülmesi, analizi ve raporlanmasını öğrenme analitiği olarak tanımlayabiliriz.

Aslına baktığımızda çok uzun sürelerdir öğrenen performanslarının ve ilerleyişinin takibi ve sunduklarımız ile öğrenmenin etkisini artırmak üzere farklı ortamlardan farklı araçlarla veriler topluyor ve bu verileri analiz ediyoruz. Öğrenme analitiği, zaten hayatımızda olan bu araç ve yaklaşımları bir üst seviyeye taşıyarak, dijital ortamlardaki yeni veri formlarını ve veri bilimi, makine öğrenmesi ve yapay zekanın sunduğu hesaplama analiz tekniklerini kullanarak daha gelişmiş analizler için bizlere yeni fırsatlar sunuyor.

Kullanım Amaçları

Öğrenme analitiğinin akla gelen ilk ana kullanımının öğrenenler ve sunduğumuz ortam ve araçlar ile ilgili performans ve başarı tahmini yapılması olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte öğrenme analitiği bize öğrenme ve gelişimi destekleyebilmemiz için çok daha geniş bir yelpazede fırsatlar sunar:

  • Öğrenenlere özel kişiselleştirilmiş gelişim ortam ve fırsatları sunarak, kişilerin sürekli öğrenmesini desteklemek
  • Öğrenenlere kendi performans ve başarıları ile ilgili ayna tutarak kişisel farkındalık oluşmasını sağlamak
  • Öğrenenlere ne öğrenecekleri ile ilgili bilgi sahibi oldukları seçimler yapma şansı tanıyarak onlara sürekli gelişim beceri ve yetkinliklerini kazandırmak
  • Hem öğrenenlere hem de öğrenme ortamlarını tasarlayan ve yönetenlere anlık geri bildirim sunarak iyileştirmeye yönelik aksiyonların belirlenmesi için yol açmak
  • Daha kaliteli ve verimli öğrenme ortamları ve süreçleri için öğrenme ve gelişim alanında inovasyona destek olmak

Veri Analitiği Tipleri

Genel olarak veri biliminde kullanılan farklı veri analitiği yaklaşımları vardır. En temel haliyle seviyelendirilmiş bir analitik yaklaşımından bahsedebiliriz:

(1) ilk olarak elindeki veriyi tanımla, ne olduğunu anla;

(2) veriler ışığında oluşan durumun neden olduğunu anla;

(3) farklı tekniklerle veriler arasındaki ilişkilerden gelecekte ne olacağını tahmin et /ön gör;

(4) tüm bu adımlar sonrasında istenen çıktıları yakalamak için neyi değiştirmelisin, ne yapmalısın konusunda ön görülerini oluştur

Bu analitik yaklaşımlarına öğrenen ve öğrenme deneyimi açısından daha yakından bakalım.

  • Tanımlayıcı Analitik (Descriptive Analytics): Öğrenen ve öğrenme deneyimlerini daha iyi anlamak için kullandığımız bilgi verici metriklerdir. Veri hakkında tanımlayıcı bilgileri yani “ne olduğunu” ortaya koymaktadır. Öğrenme açısından baktığımızda, örneğin sisteme giriş, eğitim izleme, eğitimlerle ilgili geribildirimlerle ilgili verileri alma ve zamana, departmana vb. farklı kriterlere göre değişim trendlerini değerlendirme çalışmasını bu kategoride ele alabiliriz.
  • Teşhis Analitiği (Diagnostic Analytics): Öğrenen ve öğrenme deneyimleri ile ilgili tanı ve teşhis koymak için kullanılabilecek ileri seviye analitik tekniklerdir. Veriler ışığında bir şeyin “neden olduğunu” ortaya koymayı hedefleyen çalışmalardır.  Veri içerisindeki örüntüleri/ kalıpları, veri madenciliğini ve korelasyon tekniklerini kullanır. Öğrenme açısından baktığımızda, öğrenme ve gelişimdeki kritik performans göstergelerini beslemek ve iyileştirmek, örüntüleri analiz ederek yeni metrikler tasarlamak, öğreneni ve gelişimi desteklemek için daha verimli stratejiler oluşturmak için bu çalışmaların çıktı karını kullanabiliriz.
  • Tahmine Dayalı Analik (Predictive Analytics): Bu analitik alanı en temelde geleceği anlamak, için kullandığımız ve “ne olacak” sorusuna yanıt arayan analitik çalışmalarını kapsar. Teknik olarak bakıldığında, verilerdeki örüntüleri belirlemek için geçmiş veriler birleştirilir ve eğilimleri tahmin etmek, çeşitli veri kümeleri arasındaki ilişkileri yakalamak için istatistiksel modeller ve algoritmalar uygulanır. Öğrenme açısından baktığımızda, belirli durumların gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi halinde öğrenme deneyimi / öğrenen/ öğrenme sürecinin nasıl değişebileceğini ön görmek için kullanılabilir.
  • Normatif Analitik  (Prescriptive Analytics):  Makine öğrenmesi, algoritmalar, iş kuralları ve çeşitli hesaplama modellerinin kombinasyonlarını kullanarak tanımlayıcı vetahmine dayalı analitik alanındaki çalışmaların ötesine geçen, ileri seviye bir analitik tekniğidir. Bu açıdan baktığımızda, öğrenme ve gelişim alanındaki veri tanımlarını çıkarıp, durumların neden olduğunu anlayıp gelecek tahminlerini yaptıktan sonra, “ne yapılmalı” sorusuna cevap aradığımız analitik çalışmalarıdır. Bu alandaki metrikler yetenek gelişimi, performans geliştirme ve mesleki/kişisel gelişim alanında hem öğrenene hem de süreci tasarlayanlara gelişim alanlarına ilişkin önemli aksiyon önerileri çıkarılmasını sağlayabilir. 

Öğrenme Analitiği ve Yapay Zeka Desteği Öğrenmenin Kişiselleştirilmesi

2018’de Elearning Industry’de yayınlanan bir yazıdaki araştırma sonucuna göre, kurumların %94’ükişiselleştirmenin başarı için kritik olduğunu, %77’i de kişiselleştirmenin çalışan katılımı ve bağlılığı için hayati olduğunu düşünüyor.

Kişilerin öğrenme alışkanlıklarının ve davranış kalıplarının derinlemesine analiz edildiği, gerçek zamanlı verilerle desteklenen bir anlayış bu noktada daha da ön plana çıkıyor. Özellikle yapay zeka uygulamaları, insanların karar verme sürecini taklit ederek topladıkları bilgilere göre yinelemeli olarak kendilerini iyileştirebilen sistemler olduğundan, kişiselleştirmede kullanılacak en önemli mekanizmalar olarak ön plana çıkmaktadır.

Yapay zeka, öğreneni hedefleyen kişiselleştirme uygulamalarında, kişilerin öğrenme alışkanlıklarını ve davranışlarını anlayarak, hatta geliştirmeleri gereken alanlara dair verileri kullanarak kişiye özel gelişim önerileri sunmak üzere kullanılabilir. Yani yapay zeka sadece kişilerin deneyimledikleri eğitimleri değil, bu deneyimi nasıl yaşadıklarını da anlayarak ona göre farklı öneriler sunacak şekilde kendisini geliştirebilir. Bunu sağlamak için öğrenenler, öğrenme deneyimleri ve öğrenme ortamları ile ilgili çok geniş bir veri seti içinden sürekli toplanan gerçek veriler, makine öğrenmesi modelleri tarafından işlenerek zor ve karmaşık korelasyonlar ortaya çıkarılır. Yapay zeka da bunları kullanarak öğreneni anlar ve ona nokta atışı öneriler sunabilir.

Enocta Eğitim Platformu’nda Öğrenme Analitiği ve Kişiselleştirme

Öğrenme analitiği alanındaki çalışmalarımız kapsamında, Microsoft ile işbirliği yaptık ve müşterilerimize Microsoft PowerBI aracının gücünü kullanarak, kendi kurumlarına ait analitik verilerine hızlıca ulaşabilmelerini sağladık. Doğrudan Enocta Eğitim Platformu içinde yetkili kullanıcılarla erişilen Analitik Modülü ile öğrenme deneyimlerini daha iyi anlamak ve optimize etmek, öğrenmeye giden öğrenen davranışlarını ortaya çıkarmak ve sunulan programların etkinliğine odaklanan metriklere yönelik ilk çalışmaları müşterilerimizle buluşturduk.

Bunlara ek olarak, Enocta vizyon ve yaklaşım çerçevesinde, farklı verilerden beslenen mekanizmalar ve algoritmalar ile bir kişiselleştirilmiş eğitim önerileri altyapısı, Yenilenen Enocta Öğrenme Deneyimi Platformu ve mobil uygulamalar ile müşterilerimizin hayatına girecek. Makine öğrenmesi ve yapay zeka yatırımları ile kendini sürekli geliştirerek, kendi kendine daha iyi öneriler yapmayı öğrenecek bir yapı için de gelecek vizyonumuz kapsamında çalışmalarımız devam ediyor.

Kişiselleştirilmiş önerilerin yapılabilmesi için eğitimin/içeriğin türü, konu başlığı, kategorileri, kişilerin ilgi alanları, yetkinlikleri, departmanları gibi hem şu anda kullandığımız hem de sürekli geliştirerek ve yaygınlaştırarak kullanmaya başlayacağımız verileri şu şekilde özetleyebiliriz:  

  • Son Kaydolduğu eğitimlerle aynı / benzer kategoride olan eğitimler
  • Son Tamamladığı eğitimlerle aynı / benzer kategoride olan eğitimler
  • Son Beğendiği eğitimlerle aynı / benzer eğitimler
  • Deneyimlediği eğitimler arasından favorilerine eklediği eğitimlerle aynı / benzer kategorideki eğitimler
  • Benzer profildeki kişiler tarafından en fazla beğenilen / tamamlanmış / deneyimlenmiş eğitimler

Gelecek vizyonumuz kapsamında, öğrenme sürecini tasarlayan ve yöneten eğitim liderlerine yönelik de yapay zeka destekli otomasyon araçları sunacağız.

Kaynaklar

(1) 5 Stats Proving The Value Of Personalised Learning,  https://elearningindustry.com/value-of-personalised-learning-5-stats-proving

(2) Gartner Information Technology Glossary, https://www.gartner.com/en/information-technology/glossary/predictive-analytics  

(3) Veri Biliminde Veri Analitiği Tipleri, http://kod5.org/veri-biliminde-veri-analitigi-tipl

(4) Mattox II,J.R, Buren, M.V., Martin, J. (2016), Learning Analytics: Measurement Innovations to Support Employee Development (1st ed.). Kogan Page

İlgini çeken konuları Enocta içerikleri ile keşfet!

İletişimde Kalın, Blog
Yazılarımızı Kaçırmayın.
En yeni blog yazılarımızı anında okumak için iletişim bilgilerinizi bizimle paylaşın.
Teşekkürler! Kaydınız alındı.
Lütfen bilgilerinizi kontrol edin.