KaynaklarEnocta Blog

Yetişkin Eğitiminde İşinizi Kolaylaştıracak 10 İpucu

Günlük yaşamımızda o kadar meşgulüz ki… Hepimizin yoğun geçen bir iş hayatı var... Evde, tamamlanacak görevlerimiz ve biraz olsun birlikte vakit geçirmeyi umut eden ailemiz bizi bekliyor. Arkadaşlarımızla ve dostlarımızla zaman geçirmek için fırsatlar yaratmaya çalışıyoruz. Kendimize bile zor zaman ayırıyoruz. Bir de bu yoğunluğun üzerine tamamlanması gereken e-öğrenme derslerinin eklendiğini düşünebiliyor musunuz? Zaten akademik hayattan, ders çalışmaktan ve çalışarak bir şeyler öğrenmekten uzaklaşmış bireylerin tekrar kendi başına çalışarak öğrenmesini sağlamak yeterince zorken bir de onların yoğun ajandalarına girip ilgilerini e-öğrenme içeriğine çekmek ve bu eğitimi tamamlamak için motivasyonu artırmak, daha da zor bir hal alıyor.

Peki, e-öğrenme ya da yetişkin eğitimi ile ilgilenen bizler, yetişkinleri motive etmek, aldıkları eğitimi bir zaman kaybı olarak görmemelerini sağlamak ve eğitimlerimizi daha da anlamlandırmak için neler yapmalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz? Ders sonunda yemek ısmarlamak da bir fikir aslında, ama eğitim deneyimini tasarlarken dikkat edeceğimiz birkaç nokta ile bunu çok daha ucuza başarabiliriz.

Yetişkin eğitimi temellerine dayalı şu 10 ipucunu göz önünde bulundurarak eğitim deneyimi tasarladığınızda, kişilerin eğitimden daha çok faydalandığını ve de sonraki eğitimler için daha istekli olduğunu göreceksiniz:

1. Yetişkinlere, onların yaşına ve ilgi alanlarına uygun, faydalanabilecekleri, anlamlı öğrenme deneyimleri yaratmaya çalışın. Bunun için onlara teorik bilgiler sunmak yerine özel hayatlarında ya da iş hayatlarında kullanabilecekleri pratik bilgiler sunun. Eğitimlerdeki bilgileri kendi deneyimleri ile kolayca ilişkilendirebildiklerinde, eğitimin içeriği daha çok ilgilerini çekecektir.

2. Olabildiğince az öğrenme hedefi belirleyin. Bilgileri olabildiğince küçük bölümlere ayırıp, tek bir eğitim için az öğrenme hedefi belirlediğinizde karşınızdakilerin bu bilgileri öğrenmesi ve hayatına yansıtabilmesi çok daha kolay olacaktır.

3. Mizah kullanın. Mizahla en ilgisiz kişilerin bile dikkatini çekmeyi başarabilirsiniz. Eğer nükteli bir dil kullanır, günlük olayları eğlenceli bir şekilde aktarabilirseniz istediğiniz ilgiyi çekebilirsiniz.

4. Günlük iş yaşamlarından örnekler kullanın. İş yaşamında karşılaştıkları zorluklardan örnek durumlar kullanmak ve bu durumlar için ipucu vermek onlar için daha anlamlı bir öğrenme ortamı oluşturacaktır.

5. Kendilerini zorlamalarına imkân sunun. Oyunlarla, vaka çalışmaları ile ya da değişik problem çözme egzersizleri ile onları zorlayarak dikkatlerini çekin. Unutmayın, denemek, hata yapmak ve bu hatalardan ders çıkarmak aslında en ideal öğrenme şeklidir.

6. Görsel olarak ilgi uyandıran bir şeyler hazırlayın. Unutmayın öğrenmenin %83’ü görsel olarak gerçekleşmektedir. Bu yüzden de ister sınıf ortamında, ister e-öğrenme ortamında bilginin estetik bir şekilde sunulduğundan emin olun.

7. Düşündürücü sorular sorun. Onları zorlayacak, düşünmelerine ve çözümler üretmelerine neden olacak sorular sorarak kullanıcının ilgisini canlı tutabilirsiniz. Unutmayın, bu soruların doğru cevapları olmak zorunda değil. Amacınız sadece onları bu konu üzerinde düşünmeye teşvik etmek.

8. Keşfetmelerine izin verin. Her ne kadar keşfetmek, merak etmek çocukların en belirgin özelliği olarak düşünülse de yetişkinler de merak eder, sorgular. Bu yüzden de meraklarını giderebilecekleri bir öğrenme ortamına ihtiyaç duyarlar. Bunun için yapılması gereken ise geniş bir içerik yelpazesi sunmak: videolar, okuma materyalleri, ses dokümanları, e-öğrenme dersleri, konferanslar, ders notları, referanslar gibi…

9. Seçenekler sunun. Kabul edin hiçbirimiz bebekliğimizden beri dayatmaları sevmeyiz. Başkalarının bizim yerimize en iyiyi seçmesi, bizim için karar vermesi aslında hiç de hoşumuza gitmez. Kendi kararlarımızı vermek isteriz. Bunun için tercih yapmalarına olanak sağlamalıyız. Yetişkinlere tavsiyelerde bulunabilirsiniz ama bu tavsiyeleri değerlendirip değerlendirmeyeceklerine kendileri karar vermeliler. Öğrenme ortamlarını onlara seçenekler sunacak şekilde tasarlayın.

10. Sosyal medyadan faydalanın. Günün önemli bir kısmında sosyal medyayı kullanıyoruz. Neden eğitim için de sosyal medyadan faydalanmayalım? Unutmayın sosyal medya, iş birliği yapmaya, paylaşmaya, tavsiyede bulunmaya ve tartışmaya olanak sağlayacaktır. Ve en güzel tarafı ise sosyal medya kullanırken eğlenen yetişkinler, kısa sürede bilgi paylaşmaya başlayacaktır.

Yetişkin Eğitiminde İşinizi Kolaylaştıracak 10 İpucu
Bir önceki blog yazısına göz atın.
Bir sonraki blog yazısına göz atın.

Benzer Bloglar

Genel
14/12/2021
4 IT Yöneticisinden 3’ü Beceri Açığından Şikayetçi
Genel

CNBC tarafından Ekim 2021'de gerçekleştirilen bir ankette teknoloji sektöründeki yöneticilerin %57'si kalifiye çalışan bulmanın bir numaralı endişeleri olduğunu bildirmiş – bu endişe, tedarik zinciri sorunlarından ve siber güvenlik tehditlerinden daha üst sırada yer alıyor.

Genel
07/12/2021
Eğitim ve Gelişimde Yeni Dönem
Genel

Çağ değişti. “Eskiden…” ile başlayan cümleleri dikkatli dinlediğimizde ne kadar yol aldığımızı görmemek neredeyse imkânsız. Çağ ile birlikte birçok sektör de değişti. Teknoloji, sanayi, otomotiv, telekomünikasyon ve daha nicesi… Tüm bu değişim ve dönüşümler, eğitim sisteminin değişmesine ve gelişmesine öncülük etti. Bir düşünün, 15 yıl öncesine kadar “mobil eğitim” kavramından bahsedebilir miydik? Elbette edemezdik fakat eğitim platformları hakkında konuşabilirdik. Çünkü mazisi çok daha eskiye dayanıyor. İşte tam da bu noktada, Türkiye’deki ilk e-öğrenme girişimi olan Enocta Platformu hayatına devam ediyor. Günümüzde sadece hayatta kalmak önem arz etmiyor, günün koşullarına uyum sağlamak en önemli konuların başında geliyor. Bu sebeple platform her gün gelişiyor ve çağa uygun olarak şekilleniyor. Kuşkusuz bu değişimleri tetikleyen en önemli unsurların başında ise gelişen teknoloji ve internet yer alıyor.

Genel
07/12/2021
Öğrenmeyi Sürekli ve Kalıcı Hale Getirmek İçin Sınırsız İçerikle Koşulsuz Öğrenme Ortamları Yaratmak
Genel

“Off yine mi eğitim atanmış hem de zorunlu mu?” Eğitim ve gelişim ile ilgilenen kişiler olarak kurumlarınızda bu cümleyi çalışma arkadaşlarınızdan ne kadar sıklıkla duyduğunuzu durup bir düşünün. Sonrasında şunu bir soralım; her eğitim atamasında mı yoksa sadece zorunlu eğitimlerde mi duyuyoruz? Cevabınız hepsi mi? O zaman süreçlerinizi gözden geçirmenizin ve birtakım şeyleri değiştirmenizin zamanı sizce de gelmedi mi?